Omak’ın kuruluşunun 60. Yılı nedeniyle görüşlerine başvurduğumuz Sn. Burak Çukurova, firmanın tarihsel gelişimiyle ilgili dergimize açıklamalarda bulundu
“2008 yılı bizim için önemli bir yıl. Ben şirkette üçüncü jenerasyonum. Dedem ve babamdan sonra yönetim kadrosunda sıra bana geldi. Firmamız 1948 yılında elektrik taahhüt firması olarak vergi mükellefi olmuş. Dedem Faruk Çukurova tarafından kurulmuş. Kurulduğu tarihten 1975 yılına kadar bu şekilde devam etmiş. 1975 yılında ise asansör sektörüne girme kararı babam Rıza Çukurova tarafından verilmiş. Aynı yıl ilk asansör montajımız yapılmış.
Bunun akabinde Omak Asansör’ün yanında Omsan Asansör firması kurularak üretime başlamış. O yıllarda babam üniversiteden 2-3 arkadaşıyla böyle bir oluşuma girmiş. O yıllarda 2-3 kişi ile başlayan kadro günümüzde 250-300 kişilik bir ekibe dönüşmüş durumda. Ben de son on senedir firmaya katkıda bulunmaktayım. Çorbada tuzum olup, şirketi geliştirebilirsem ne mutlu bana diye düşünmekteyim. Neticede babam her zaman başımızdadır. Dedem de hayatta ve bizden daha dinçtir. Amacımız bir aile firması olmak değil her yönüyle kurumsal ve dünyada tanınan bir firma olmaktır. Bugün Türkiye’de etik davranan, düzgün ve kaliteli işler yapan çok az sayıda firma var. Bunların içinde yer aldığımızı düşünüyorum. Bu çizgimizi koruyup geleceğe daha umutla bakmak istiyoruz.”
Eğitim ve Ar-Ge çalışmalarının önemine de değinen Sn. Çukurova, “Eğitim çalışmalarımızda üniversite öğrencileriyle bazı paylaşımlarımız olmakta. Asansör nedir? Ne değildir? Sorularına cevap aramak adına öğrencilere fabrika gezileri düzenliyoruz. İnsanlar nasıl ki araba alırken en ince ayrıntısına kadar bakıp, kontrolünü yapıyorsa, asansör ise ortak kullanım ürünü olduğu için aynı ihtimam gösterilmiyor.
Halbuki asansörler önlem alınmadığı takdirde ciddi riskler içeren hayati tehlike arz eden taşıma araçlarıdır. Tabi bütün bu riskleri öncelikle eğitimle bertaraf edeceğimize inanıyoruz. Bu konuda derginizin de sektöre ciddi anlamda katkıları bulunmakta. Ar-Ge çalışmalarımız hızla sürmekte ve kendi içimizde denediğimiz teknolojik çalışmalar var. 2009 Asansör İstanbul Fuarı’nda kendimize özel sergileyeceğimiz iki ürünümüz var. Bunlardan biri otomatik kapı ile ilgili ki bunu da ilk sizin derginiz aracılığıyla duyurmuş olalım. İkincisi de üç aydır çalışan komple bir sistem paketimiz var. Onu da fuarda sergileyeceğiz” dedi.
Omak ve Omsan Asansör olarak amaçlarının basamakları her zaman birer birer çıkmak olduğuna da vurgu yapan Sn. Çukurova, “Eğer basamakları ikişer üçer çıkmaya çalışırsanız hem çabuk yorulursunuz hem de düşme tehlikeniz ortaya çıkabilir. Bizim şirket anlayışımızda daima yavaş ama emin adımlarla ilerleyiş var ve böyle de devam ediyoruz. Şirket içinde aile ortamı vardır. Herkes işini severek yapar. Özveriyle yapar. Şirketimizin yüzde 50-60’ının da on yılın üzerinde bizimle beraber olan arkadaşlarla dolu olması bu politikamızın doğru olduğunun göstergesidir” diyor.
Bir şirketin 60 yıldır ayakta kalmasının gerçekten bir başarı olduğunu dile getiren Burak Çukurova, “Ancak daha önemlisi bir istikrar içinde şirketin sürekliliğini sağlamaktır. Zamanında dedem pantolonunu telle bağlayarak bu işe başlamış. Babam kamyon üstünde malzeme taşıyarak devam ettirmiş. Şu anda ben masa başında bu işleri yürütüyorum. Onun için de benim şirketi daha ileriye götürmek başlıca hedeflerim arasındadır. Bunu yapabilirsem kendimi başarılı olarak kabul edeceğim. Neticede amacımız doğru adımlar atarak şirketimizi önce Türkiye’de olduğu yerden daha yukarıllara getirmek sonra da dünyada hatırı sayılır isimler arasında yer almaktır” şeklinde görüşlerini özetliyor.
Firma olarak kendilerini hem teknolojik hem de diğer alanlarda yenileme aşamasına geldiklerini de sözlerine ekleyen Burak Çukurova, “Zamanı geldiğinde yabancı firmalarla başta teknoloji alanında olmak üzere işbirliğine ve ortaklıklara gitmemiz gerektiğine de inanıyorum. Asansörün değerinin ise derneklerin ve derginizin katkısıyla bilineceğine inanıyorum” diyerek sözlerini noktaladı.
|